

Merhabalar !
Bugün blogumda bir hayli mesafeli bir yerden, Hollanda'dan yazıyorum. Bu cici ülkeye sebeb-i ziyaretim Wilton'un vermekte olduğu 2 haftalık sertifika eğitimi. Kendini geliştirmeye ve asla yerinde saymamaya inancı sonsuz olan ben, kendime katmak istediğim yenilikler için Wilton'un kursunu uzun zamandır kovalıyordum. Sektörün içinde olanlar bilir; Wilton, eğitim ve sertifikaları konusunda oldukça uzman ve deneyimli kadrosu ile bu konuda bir numara sayılabilecek bir noktada. Bu nedenle bu eğitimin bana ciddi ?eyler katacaşına, ufkumu geniğleteceğine çok inanıyordum.
Bugün sizlere seyahatimi ve buraları anlatacaşım, yarın ise Amerika'dan gelen hocamızın bize öğretiklerinden bahsedip, kursun ilk günlerinden görüntüler ileteceğim. Çocuklar gibi ?en ve mutluyum.
Kimsenin birbirini incitmediği, herkesin bir diğerine, doğaya ve tüm çevre faktörlerine saygılı olduğu bu ortamı gerçekten çok özlemiğim. Tatile gitmek bir deneyim ancak o ortamda tatilden uzun sayılabilecek bir süre geçirmek, yaşamak bambağka. Seneler sonra bu duyguya olan özlemimi gideriyorum.
Altta seyahatim ve yerleğtiğim muhteşem butik otele (otelden ziyade ev diyebiliriz, başka kimse olmadığı için bütün bina bana ait durumda) ait fotoğrafları görebilirsiniz, minik minik notlarımla beraber.

Otelin ortak alanı, muhteşem aydınlık ve cici bir mutfak, tüm malzemeleri ile bana ait, fotoğrafta görünmüyor ama buzdolabı, fırını, ocaşı, kahve makinası, her türlü cici detay mevcut. Günde 3 kahve içiyorum : ) Ortalık biraz dağınık çünkü geldiğim gün otelin sahibi bayan temizlik halindeydi.

Otele ait sevimli ve modern, hafif de country detaylar.

Hollanda ve o muhteşem çiçekleri otelin bahçemsi alanında, kokularını tarif edebilmek isterdim.

Balkon ve bahçe karışımı ortam...

Çok bisiklet kullanılan ?ehir gördüm, Berlin, Bruxelles, Hambourg, ama bu kadar çok bisikleti bir arada hiç görmedim. Yerin altında bir yer buldum, içeriden sürekli insan çıkıyor, merakımdan aşağıya indim, acaba market mi var diye, kapalı otopark gibi bisikletlere özel park alanı çıktı, inanmazsınız !

Ve en sevdiğim anlar; marketten sevdiklerimi toplayıp, oteldeki buzdolabına yerleştirip maalesef yarım elma halinde, tek başıma olduğum için hafif buruk olarak da olsa aldıklarımı yemek.
Devamı {eğitim sonrası çoook yorgun olmazsam (ki olabiliyorum)}, yarın !
Zeynep (cheese:)